 |
|
|
Deprem Sigortası : . |
|
:.Zorunlu
Deprem Sigortası
Zorunlu Deprem Sigortası, genel anlamda, belediye sınırları içinde
kalan meskenlere yönelik olarak oluşturulan bir sigorta sistemidir.
Teminat Kapsamı;
Zorunlu Deprem Sigortası ile;
Depremin
Deprem sonucu yangının
Deprem sonucu infilakın
Deprem sonucu yer kaymasının sigortalı binalarda doğrudan neden
olacağı maddi zararlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri
ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, merdivenler, sahanlıklar,
koridorlar, çatılar ve bacalarda meydana gelenler de dahil olmak
üzere), DASK tarafından, sigorta bedeline kadar teminat altına
alınmaktadır.
Teminat Dışında Kalan Haller
Enkaz kaldırma masrafları,
Kar kaybı,
İş durması,
Kira mahrumiyeti,
Alternatif ikametgah ve işyeri masrafları,
Mali sorumluluklar ve benzeri başkaca ileri sürülebilecek diğer bütün
dolaylı zararlar,
Her türlü taşınır mal, eşya ve benzerleri,
Ölüm dahil olmak üzere tüm bedeni zararlar,
Manevi tazminat talepleri
Aşağıdaki binalar “Zorunlu Deprem Sigortası” yaptırmak zorundadır;
Tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken
olarak inşa edilmiş binalar,
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler,
Bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla
kullanılan bağımsız bölümler,
Doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen
kredi ile yapılan meskenler.
Yukarıdaki koşullara uyan, kat irtifakı tesis edilmiş binalar, tapuda
henüz cins tashihi yapılmamış ve tapu kütüğünde vasfı "arsa vs."
olarak görünen binalar, tapu tahsisi henüz yapılmamış kooperatif
evleri için de Zorunlu Deprem Sigortası yaptırılması gerekmektedir.
Henüz bağımsız tapusu olmayan meskenlerin sigortası, sigorta ettirenin
beyanına dayanarak ve arsa tapusuna ait bilgilerle yapılabilmektedir.
Aşağıdaki binalar “Zorunlu Deprem Sigortası” kapsamı dışındadır;
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar,
Köy yerleşim alanlarında yapılan binalar,
Tamamı ticari ve sinai amaçlar için kullanılan binalar (iş hanı, iş
merkezi, idari hizmet binaları, eğitim merkezi binaları vs.),
İnşaatı henüz tamamlanmamış binalar,
27 Aralık 1999 tarihinden sonra mesken olarak inşa edilmiş olan ancak
ilgili mevzuat çerçevesinde inşaat ruhsatı bulunmayan bağımsız
bölümler ve binalar,
Tapuya kayıtlı bulunmayan ve özel mülkiyete tabi olmayan arazi ve
arsaların -hazine arazileri vb.- üzerine inşa edilmiş binalar.
Köy yerleşim alanlarında yapılan binalar için belediye denetiminin
olmaması, buralarda yaşayanların genel olarak gelir düzeylerinin düşük
olması ve bu aşamada bu alanlarda sigortanın sunumunun zorluğu gibi
nedenlerle, sigorta yaptırma zorunluluğu bu yerler için
öngörülmemiştir. Ancak, söz konusu yerlerde bulunan yapılar için
istendiği takdirde ihtiyari deprem sigortası yaptırılması mümkün
bulunmaktadır.
Benzer şekilde, ticari ve sinai amaçlar için kullanılan binalar da
zorunluluk kapsamı dışında bulunmakla birlikte bunlar için ihtiyari
deprem sigortası yaptırılması mümkün bulunmaktadır.
Zorunlu Deprem Sigortasında Azami Teminat Limiti Nedir?
Zorunlu Deprem Sigortası'nda amaç, asgari bir miktarda standart bir
teminat sunulmasıdır. Bu nedenle DASK, her yıl yapı maliyetlerindeki
artışa paralel olarak belirlenen azami bir tutara kadar teminat
vermektedir. DASK tarafından verilen azami teminat tutarı, 22 Şubat
2007 tarihinden itibaren bütün yapı tiplerinde 110 Bin YTL olarak
belirlenmiştir.
Azami teminat tutarının tespitinde mevcut yapı stokunun büyük bir
kısmını oluşturan binaların yeniden inşa bedeli (arsa değeri hariç)
dikkate alınmaktadır. Sigorta yaptıranların teminat tutarları (sigorta
bedeli), bu azami teminat tutarını geçmemek üzere, meskenlerinin
büyüklüğüne ve yapı tarzına göre belirlenmektedir. Eğer meskenin
değeri DASK tarafından verilen teminat tutarını aşıyorsa sigortalı,
aşan kısım için sigorta şirketlerinden isteğe bağlı olarak ek teminat
alabilmektedir.
Zorunlu Deprem Sigortası Primlerin Nasıl Hesaplanır?
Sigorta primi tutarını 3 faktör belirlemektedir:
Binanın bulunduğu deprem risk bölgesi,
Binanın yapı tarzı,
Meskenin brüt yüzölçümü. Sigorta primi, yüksek riskli bölgelerde daha
çok, düşük riskli bölgelerde daha az olacak şekilde belirlenmektedir.
. |
|
|
|
 |
|